Pınar Gür – Doğum Hikayesi

27 Kasım 2017 akşam işten geldim ve o ay içindeki 3. kanamaın olduğunu görünce panikle online randevuyla sabaha Aybala Akıl’a randevu aldım. Tabii o sırada kafamda bebek harici deli sorular var. Kist mi oluştu, ne vardı. İzmir’den Bodrum’a taşınalı 3 yıl olmuştu ve ben memelerimdeki kistler haricinde doktora gitmemiştim.

Sabah apar topar hastaneye gittik. Aybala hanım o kadar sıcak ve içten bir karşılama yaptı ki kapıdan girişte tüm endişelerim dışarıda kalmıştı. Şikayetlerimi anlattım bir kontrol edelim dedi. Muayene esnasında Aybala hanımın ‘aa burda ne varmis’ demesiyle dedim içimden ‘kesin tümör kist falan birsey var’ . O anda makinenin sesini açtı ve bebeğimizin kalp atışlarını dinletti bize. Hayatımda unutamayacağım anlardan biriydi. Eşimle beraber şoktaydık. Ağlamaya başladım. Planlı değildi, regl olmaya devam etmiştim, hamile oldugumu düşündürecek hiç bir ibare yoktu. Hesaplamalarimiza göre 14 haftalık hamileydim. Aybala hanım bizi öyle görünce ‘gidin başbaşa bi yemek yiyin, sakinleşin, yarın yine gelin’ diyerek bizi gönderdi.

Ertesi gün konuşmalarıyla içimizi ferahlattı, cesaret verdi ve bir kızımız olacağını söyledi. Aybala hanım bundan sonra “Aybalam” olacaktı; çünkü içtenliği, samimiyeti, ebeveyn olmaya hazır olmayan bu iki deliye hem doktor, hem psikolog, hem de dost olacaktı. İlk 14 haftada karnımda bebişle 8000 km.lik motorsiklet gezisi yapmış, alkol, bol bol kafein, nikotin almış, yoğun bir iş temposunda çalışmış, düzensiz beslenmiş, ilaç almış, hatta röntgene bile girmiştim. Folik asit mi o neydi ki… Tarama testlerinin bazısını da kaçırmıştık. Aybalam konuşmalarıyla yine içimizi rahatlattı. Tabii yetişebildiğimiz testleri yaptırdık ve detaylı ultrasona girdik.

18. haftamda gebelik şekerim ve hipotiroidim çıktı ve Dr. Türkan Tanyel hanımın da takibiyle diyet yapmaya başladım. Aybalam da hem diyetime destek, hem de doğum için faydalı olacağından yoga yapabileceğimi söyledi ve Pelin Gezek hocamla da tanışmama vesile oldu. Her muayenede doğum konusunda daha da cesaretleniyordum. Aybalam’ın doğum atölyelerine katıldım. Hem eğlenceli, hem duygusal, hem de öğretici bu atölyeler, doğal doğum yapabileceğim konusunda beni daha da yüreklendirdi. Her hafta katıldığım yoga derslerinde yoga dışında da doğum, annelik ve birçok konuda destek olan Pelin hocam aynı zamanda doulam da oldu. Bilinmezlik insanı korkutan birşey ve ilk doğumunuzsa endişeli ve korkuyla bakıyorsunuz herşeye. Ancak bilgilenirsek, bizi neyin beklediğini az çok biliyorsak korkumuz azalıyor. Bu nedenle Aybalam’ın ve Pelin hocanın eğitimleri çok çok değerli. Çevrenizdeki olumsuz söylemlere kulaklarınızı rahatça kapatıyor, hatta söyleyenlerin yeri gelince çenesini de bir güzel kapatıyorsunuz.

40. hafta gelip çatmıştı, ama bende ara ara gelen yalancı sancılar haricinde başka belirti yoktu. 30 Mayıs 2018 sabah 09:30’da kontrol randevumuz vardı. NST’ye girdim. Aybalam 3 cm açılmam oldugunu, istersem yatış verip suni sanciyla deneyebilecegimizi söyledi. Her ne kadar doğal doğuma odaklansam da aksi bir durumda sezeryan fikrini de hiç çıkarmadım aklımdan. Deneyelim dedim; olmazsa sezeryana girerim.

Yatışım yapıldı, 10:30’da suni sancı vermeye başladılar. Doula’m Pelin hocam da geldi yanımıza. Yürüyorduk, pilates topunda egzersizler yapıyorduk, oryantal dans yapip gülüp eğleniyorduk. Tam yemek yerken sancılarım arttı. Aybalam öğlen 13:00’de kontrole geldi ‘bir damla suni sancı bekliyormuşsun, açılman artmış’ dedi. Duygu ebe de güleryüzüyle ve telkinleriyle ekibe tam destekti. Örekeye oturdum, yatakta istediğim pozisyonlarda zaman geçirdim, yatakta spinning gibi hareketler yaptırdı Aybalam. Pelin hocam nefesim ve doğum dalgalarını nasıl karşılamam gerektiği ile ilgili sürekli destek oluyordu. Eşim belime masaj yapıp rahatlatıyordu.

Saat 14:00 olmuştu ve Aybalam 9,5 cm açılmam olduğunu ve istersem doğumhaneye inebileceğimizi söyledi. Çünkü Aybalam’ın da dediği gibi odada ilk dalgaları karşılasam da, doğum yaklaştıkça özgürce bağırmak istedim ve odada kendimi kısıtladım diğer odalara rahatsızlık vermemek adına. Doğumhaneye indik. Eşim, Aybalam, Pelin hocam, Duygu ebe ve ben iyi bir ekip olmuştuk. Kasılmaların sonuna doğru yaklaşıyorduk, enerjim bitmek üzereydi. Nefesimi doğru kullanamamaya ve itme hareketini yapamamaya başlamıştım. Pelin hocam sürekli yanımda bana telkinler veriyor ve kontrolü ele almamı sağlıyordu.

Aybalam ‘sen nasıl doğmuşsun’ diye sordu. ‘Zor doğmuşum’ dedim. ‘Kendi doğumunu yaşıyorsun, bırak kendini, ben söyleyince tüm kuvvetinle bırak’ dedi. Gözlerimi kapattım ve bebeğimin dünyaya gelişini hayal ettim. Duygu ebe’nin karnıma destek yapması ve son kez itmemle bebeğim 14:55’de Aybalam’ın ellerindeydi. Kordonu 2 kere boynuna dolanmış, bu nedenle bebeğim de kendini itememiş çok fazla.

Kordonu kesilmeden kucağıma aldım Ayperi’yi. Sıcacık, ıslak, pespembe koynumdaydı. Eşim göbek bağını kesti. Koynumda kuruladılar, enerjim tükendiği için orada emziremedim ama hemen odaya çıkardılar ve sonrasında emzirmeye başladım. Epiduralsiz, kesisiz, minik bir yırtıkla (ki 1 haftada iyileşti) suni sancılı da olsa doğal bir doğum yaptım. Doğum süresince içimden ilkel benliğimin ortaya çıktığını ve kendimi güçlü, güzel ve harika hissettim. Her anını en ince ayrıntısına kadar hatırladığım ve herşeyiyle iyi ki dediğim harika bir deneyim yaşadım. Varlığıyla her konuda bana destek olan eşime, hamilelik süresince ve doğumda (hatta sonrasında bu çocuk çok kusuyor deyip çocuk doktoru yerine aradığım) hiç keşke dedirtmeyen doktorum, canım Aybalam’a, hamileliğimde ve doğumumda (ve sonrasında lohusa depresyonu, bebek gazı dahil birçok konuda bana destek olan) samimiyeti ve içtenliğiyle baş desteğim canım doulam Pelin hocama, güleryüzü ve tam desteğiyle ebe Duygu’ya ve ilgili Acıbadem ekibine doğum anımı özel ve güzel kıldıkları için çok teşekkür ederim.

Pınar Gür
Bodrum, 30 Kasım 2018

8,400 total views, 5 views today

Yorum gönder

Eposta adresiniz yayınlanmayacak.

Çözümü giriniz *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.